CAMER MÜDÜRÜ’NDEN ANMA MESAJI


İmam Cafer es-Sadık’ın dünyayı teşriflerinin yıldönümü münasebetiyle Iğdır Üniversitesi Caferilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (CAMER) Müdürü Prof. Dr. Hasan OCAK bir anma mesajı yayınladı. Ocak, mesajında şu ifadelerde bulundu:

Kaynaklarımızın bildirdiğine göre, İmam Cafer es-Sadık, hicri takvime göre 17 Rabiulevvel 83 (M. 702) yılında dünyaya gelmişlerdir. Babası Beşinci İmam Muhammed Bakır, dedesi Ali Zeynelâbidîn'dir. Soyu baba tarafından Hz. Ali'ye dayanır.

Özü sözü doğru ve dürüst olduğu için kendisine Arapça "doğru sözlü" anlamına gelen "es-Sadık" lakabı verilmiştir. Görüşleri ve fıkhi esasları, Şiiliğin temel kolu olan Caferiliğin (İmamiye) oluşmasını sağlamıştır. Dini ilimlerin yanı sıra fen bilimleri, cebir ve kimya gibi alanlarda da çalışmalar yapmış, öğrenciler yetiştirmiştir.

Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebû Hanîfe ve Maliki mezhebinin kurucusu Malik bin Enes'in de hocasıdır. Bu yüzden Sünni gelenekte de büyük bir saygı görür.  Silsile-i Âliyye'de ve pek çok tasavvufi tarikatın silsilesinde yer alan önemli bir manevi şahsiyettir.

İmam Cafer es-Sadık, İlim ve fazilette zamanının önde gelen şahsiyetlerindendi. Din bilgilerinde olduğu gibi, zamanının bütün fen ilimlerinde de söz sahibiydi. Yetiştirdiği talebeler, cebir ve kimya ilimlerinde çeşitli keşifler yapmışlar, bu ilimlerin temel sistematiğini kurmuşlardır. Fizik ve kimya ilimlerinin konusunu teşkil eden madde ve onlar üzerindeki bilgisi zamanının ötesindeydi. Kimyanın babası sayılan Cabir de, Cafer-i Sadık hazretlerinin talebesidir.

İmam Cafer es-Sadık en meşhur talebelerinde biri olan İmam Ebu Hanife, Cafer-i Sadık'ın sohbetlerine iki sene devam ederek, o gizli ve açık marifet kaynağından ilim ve evliyalık yolunda çok faydalandı. İmam Ebu Hanife, onun huzurunda kavuştuğu yüksek mertebeleri anlatmak için söylediği "O iki sene olmasaydı, Numan helak olmuştu" sözü herkes tarafından bilinmektedir.

İmâm Mâlik onun hakkında şöyle demiştir: “Câfer-i Sâdık Hazretlerinin huzûruna varırdım; o, güzel ve nükteli sözlerden hoşlanır, dâimâ tebessüm hâlinde bulunurdu. Yanında Nebî r zikredildiğinde ise hemen toparlanır, âdeta rengi sararırdı. Yanına uzun zaman gidip geldim. Onu hep şu üç hâlden biri üzere görürdüm: Ya namaz kılar, ya oruçlu olur veya Kur’ân-ı Kerîm okurdu. Abdestsiz olarak hadîs-i şerîf rivâyet ettiğini hiç görmedim. Mâlâyânî konuşmazdı. Haşyetullah sebebiyle yüreği titreyen âbid ve zâhidlerdendi. Yanına vardığımda mutlakâ kendi altındaki minderi alıp bana ikram ederdi…”

İmam Cafer es-Sadık, 148 (M. 765) yılında Medine'de vefat etmiştir. Kabri Cennetü'l-Baki mezarlığındadır.



Mehmet MASATOĞLU 31 Ağustos 2026
Etiketler
Arşivle
CAMER'DEN GADİR-İ HUM KUTLAMASI